Kurtuluş mücadelesinde Antep savunmasının çok büyük önemi vardır.
M. Kemal Atatürk’ün; "Ben Antepliler’in gözlerinden nasıl öpmem ki? Onlar yalnız Antep’i değil Türkiye’yi de kurtardılar" sözü, sağlanan bu başarının büyüklüğünü göstermektedir. Elde edilen her değerin kıymeti, o değerin elde edilmesi için ortaya konan gayretle doğru orantılıdır. O zaman kazanılan zaferlerin mutlaka arka planı, öncesi ve sonrasının bilinmesinde de çok büyük faydalar vardır. Bu sayede elde edilecek kazanımlar yeni nesiller arasında milli tarih bilincini artıracak, milletimizin aidiyet duygusu gelişecek, neticesinde de milletin ve devletin bekası sağlanmış olacaktır.
Bugün yaşamakta olduğumuz toprakların, yabancılar tarafından silahla değil ama, kültürel, ekonomik ve siyasal anlamda işgalinin eşiğine getirilmesindeki en büyük etken, tarihte yaşananların yeni nesiller tarafından bilinmemesinden kaynaklanmaktadır. Sözde Ermeni soykırım yaftası ile sürekli başımızı ağrıtmak isteyen şer güçler; Antep’te, Kilis’te, Maraş’ta aldıkları dersten uslanmamış olsa gerek ki, hala tarihi gerçekleri çarpıtmakla meşguller. Hem de sözüm ona içimizden birilerini kullanarak…
Önceki makalemizde de değindik; her ne kadar biz onlara iyi niyet gösterisinde bulunmuşsak da Ermeniler her fırsatta, düşmanlarımızla işbirliği yapmış, bizi arkadan vurmaya çalışmışlardır. Antep Harbi bunlardan en önemlileridir. Yaşanan olaylardan bir kesit aktarmaya çalışalım;
“İngiliz işgali ile beraber savaş sırasında Suriye ve Irak’a tehcir edilen Antep’li Ermenilerde kente geri gelmeye başladılar. Bunlara, Anadolu içlerinden özellikle Sivas’tan, Kayseri’den ve bir kısım bazı doğu illerinden Suriye’ye sürülmüş olup, asayiş sorunları dolayısıyla yurtlarına dönemeyen Ermenilerde katıldı. Yerli ve yabancı 50 000’e yakın Ellilik Ermeni dedikleri yabancılar, Türklere karşı müthiş bir kin ve düşmanlık besliyorlardı. Üstelik bu duygularını fütursuzca, sebepli sebepsiz her yerde açığa vurmaktan çekinmiyorlardı.” (Antep Harbi/Birol Güngör)
“İngilizler Ermenilerinde desteklerini alarak şehirde istedikleri uygulamayı yapıyor, istediğini tutukluyor, isteği işyerlerini kapatıyor, Antep’liye reva gördüğü bütün uygulamaları hak hukuk tanımadan yerine getiriyordu. Aslında; İngiliz Ermeni işbirliği sayesinde yapılan bu haksızlıklar aynı zamanda Antep’linin gönlünde direniş ateşinin de yavaş yavaş tutuşmasına vesile olmaktadır.” (Antep Harbi/Birol Güngör)
Ermeni işbirlikçiler, Antebi İngilizlerin Faransıza teslim etmesinden sonra da düşmanla birlikte hareket etmişlerdir.
”29 Ekim 1919 tarihinde İngiliz ordusunun Antep’te ki son bağlantı Subayı Binbaşı Melis, bir taraftan Antep’i boşaltırken, Fransız Birlikleri de Antep-Kilis yolu üzerinden kente giriyorlardı. Yöredeki bin yıllık Türk tarihinin belki de en karanlık dönemi başlıyordu. Ermeni çetelerinden devşirme Lejyon birlikleri ile takviyeli Fransızların kentte ortaya çıkması, Türklerde büyük bir korku ve tepkilere yol açarken, Ermeni toplumunda ise ölçüsüz sevinç gösterilerine neden oldu.” (Antep Harbi/Birol Güngör)
Her anı kahramanlıklarla dolu geçen 10 ay 8 günlük bir sürede Antephalkı; her türlü açlık ve yoksulluğa rağmen dillere destan bir mücadele vermiş, 6000 evladını bu uğurda feda etmiştir. Ve fakat verilen tüm mücadelelere rağmen 8 şubat 1919 tarihinde teslim olmak zorunda kalmıştır. Antep’in yeniden Türkiye sınırları içerisine alınması ise hukuken 20 Ekim 1921 tarihli Ankara Anlaşması ile sağlanabilmiştir. Fiili gerçekleşme ise 25 Aralık 1921 tarihinde tamamlanmıştır.
16 Ocak 2009
Medyantep
Diğer
Gaziantep'e Dair Haberleri
GKV’liler 130 ülkeden 3 milyon öğrenciyle yarışarak kazandılar..
Gazi Şehrimize 'GAZİ' Ünvanın Verilişinin 90. Yıl Dönümü
Sizlerde firmanız ve kurumunuz ile ilgili haberleri haber@medyantep.com mail adresine gönderiniz, haberleriniz binlerce medyantep.com ziyaretçisine ulaşsın.
Hava Durumu
22 °C Bulutlu Rüzgar;
Kuzey yönünde 16 km/s hızında