DEVLET BAKANI VE BAŞMÜZAKKERECİ EGEMEN BAĞIŞ, GTO’YU ZİYARET ETTİ
Devlet Bakanı ve Başmüzakkereci Egemen Bağış, Gaziantep Ticaret Odası’nı (GTO) ziyaret etti. GTO Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Aslan, Türkiye’nin AB’ye üyelik süreci içerisinde Oda olarak Türkiye’de en fazla AB projesi yapan ve bölgesinde en fazla eğitim veren Oda konumunda olduklarını söyledi.
Vali Süleyman Kamçı, AK Parti Gaziantep milletvekili Mehmet Erdoğan, Büyükşehir Belediye Başkanı Asım Güzelbey, AK Parti Gaziantep İl Başkanı Ahmet Uzer'in de katıldığı ziyarette Bakan Egemen Bağış, GTO Başkanı Mehmet Aslan ve yönetim kurulu üyeleriyle bir süre görüştü. Ziyarette konuşan GTO Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Aslan, Gaziantep’teki tüm kurumların Türkiye’nin AB’ye entegrasyonu konusunda yoğun bir çaba içerisinde olduğunu belirtti. “Gaziantep Ticaret Odası olarak 1996 yılında kurduğumuz Türkiye’nin ilk AB Bilgi Merkezi’nde yürüttüğümüz çalışmaları çeşitlendirerek 2010 yılına kadar AB entegrasyonunu bölgemize uyarlamanın çabası içinde olduk” diyen GTO Başkanı Mehmet Aslan, şuana kadar Türkiye'de en fazla proje yapan Oda olduklarının da altını çizdi. Türkiye'de bölgesinde AB’ye entegrasyon anlamında en çok eğitim veren Oda konumunda olduklarını da ifade eden Başkan Aslan, şunları söyledi: ”Çok ciddi birikimi olan bir ekibimiz var. Ülkemizin AB'ye entegrasyonu ve tam üyeliği için ciddi bir şekilde gece gündüz gayret sarf ediyoruz. Çünkü Türkiye'nin AB'ye tam üyeliğinin hayati bir önem taşıdığına inanıyoruz. Türkiye'de gerek insan hakları ve demokrasi anlayışının gelişmesi, gerekse çağdaş standartlara ulaşılmasının AB'ye tam üyelikten geçtiğine inanan insanlarız. Türkiye’nin AB’ye olduğu gibi AB'nin de Türkiye'ye ihtiyacı olduğu kesin. Dolayısıyla kazan kazan ilkesi çerçevesinde bu ilişkiler yürüyor. Sayın Egemen Bağış’ın göreve başlamasıyla AB yolunda ciddi anlamda mesafe kat edildiğine inanıyoruz. Bu gayretlerinden dolayı kendilerine çok teşekkür ediyoruz. AB'ye tam üye olacaksak mutlaka katılımcılığın önünü açmamız gerek. Gerçek demokrasiye ulaşmanın yolu buradan geçiyor. Müzakere süreci içerisinde yaşanan olumsuzlukların çok önemli olmadığını düşünüyoruz. Netice olarak bir sonuca ulaşılacağını düşünüyoruz.”
Konuşmasında Gaziantep’in Türkiye'nin komşu ülkelerle ilişkilerinin geliştirilmesi konusunda da önemli bir misyon üstlendiğine dikkat çeken GTO Başkanı Aslan, “1990 yılından buyana başta Irak, İran Suriye, Ürdün, Lübnan gibi körfez ülkeleri ile ilişkilerin geliştirilmesi için yoğun bir şekilde çalışıyoruz. Son zamanlarda hükümetin Irak, Suriye ve diğer komşu ülkeler ile ilişkilerin iyileştirilmesinde aldığı mesafe bizi memnun etmektedir. Biz sadece Türkiye'nin menfaatleri için değil AB açısından da bu ilişkilerin gelişmesini önemli görüyoruz” dedi. Komşuları ile entegre olmuş ve iyi ilişkiler içerisinde olan bir Türkiye’nin AB'ye tam üye olduğunda Birliğe önemli katkıda bulunacağına inandıklarını da ifade eden Aslan, sözlerini şöyle tamamladı: ”Türkiye’nin komşu ülkelerle ilişkilerini geliştirmesi Birliğe üye ülkelerin de faydasına olacaktır. Bu konunun AB için çok önemli olduğunu düşünüyoruz. Gaziantep olarak, şuanda daha ileri gidip AB ve Arap pazarını birleştirmede köklü bir rol oynuyoruz. Bu konuda da tarihi ve ciddi bir misyon üstlendiğimizin farkındayız.”
Devlet Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış da ziyarette yaptığı konuşmada, AB ile müzakereleri yürütürken sivil toplum örgütlerini çok önemsediklerini belirtti. Türkiye'nin AB'ye üye olduğu zaman sadece hükümet olarak AB'nin içine girilmeyeceğini kaydeden Bağış, "Türkiye bütün kurum ve kuruluşlarıyla, insanlarıyla, örgütleriyle, sivil toplum kuruluşlarıyla, akademik çabalarıyla, yerel ve merkezi yönetimiyle, özel teşebbüsüyle; tamamen bir değerler birliğinin parçası olacak. Aslında Türkiye, zaten bu sürecin bir parçası. Bugün Türkiye'nin dış ticaretinin yüzde 50'si AB üyesi ülkelerle. Bugün AB üyesi ülkelerde yaşayan vatandaşlarımızın sayısı 5,5 milyona ulaştı. Bu rakam AB üyesi birçok ülkenin toplam nüfusundan daha fazladır. Bugün Türkiye AB'nin tam üyesi değil ama AB'nin diğer bütün kuruluşlarının tam üyesi. Avrupa Konseyi'nin kuruluşundan bu yana üyesi ve 61 yıl aradan sonra ilk defa Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi (AKPM) Başkanlığı'na sadece seçilen ilk Türk ve ilk Müslüman değil, Viyana'nın doğusundan çıkan ilk başkan Antalya milletvekilimiz Mevlüt Çavuşoğlu oldu" dedi.
Devlet Bakanı Bağış, Çavuşoğlu'nun ortaya koyduğu kararlılığın, Türkiye'nin Avrupalı kimliğini ortaya koyduğunu, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın bu konuda çok ciddi desteğinin bulunduğunu ifade ederek, şöyle devam etti:"Düşünün; 61 yıl boyunca AKPM Başkanlığı 10 ülke arasında el değiştirmiş ve hiç bir zaman Viyana'nın doğusuna geçmemiş. Hep Batı Avrupa ülkeleri arasında kalmış, ilk defa Viyana'nın doğusuna geçmekle kalmadı, ilk defa bir Müslüman, ilk defa bir Türk ve tarihinin en genç başkanını seçtirdik ve bunu oy birliğiyle yaptık. Ama, Türkiye'nin AB sürecindeki hiç bir başarısı kolay elde edilmemiştir. Ben Sayın Çavuşoğlu'nun seçimi için Straousborg'daydım. Son gece seçilmesine saatler kala Rum kesimi seçimi engelleyemeyeceğini anladığı için bir önerge hazırladı. Ve ülkemizde kapatılan bir siyasi partiyi bahane ederek, Türkiye'nin denetim altına alınmasını teklif etti. Ve siyasi parti grupları parlamentoda bunu kabul ettiler. Ama, son gece Çavuşoğlu ve arkadaşları yoğun bir çaba sarf ederek bu kararı geri çektirdiler. Onda bile sonuç kolay elde edilen bir başarı olmadı."
"MAALESEF AVRUPA'DA DA KİLİTLENMİŞ ZİHNİYETLER VAR" Türkiye'nin 17 Aralık 2004'de müzakere tarihi almasının da kolay olmadığını anımsatan Bağış, konuşmasını şöyle sürdürdü: "Hatırlarsanız Sayın Başbakanımız masaya yumruğunu vurmuş, (uçağı hazırlayın, dönüyoruz) demişti. 3 Ekim 2005'te Türkiye'nin ilk faslı açmasıyla ilgili düzenlenen etkinlikte öyle kolay bir etkinlik değildi. Sayın Cumhurbaşkanımız o zaman Dışişleri Bakanı idi ve (eğer Kıbrıs konusunda bizim dediğimiz şeklinde değişiklik yapılmazsa ben gelmiyorum) demişti. Çünkü Sayın Başbakanımız kendisine gitmeme talimatı vermişti. Ne zaman ki araya diğer ülkeler girdi, hatta ABD bile devreye girdi Türkiye'nin istediği şekilde metin değişti, ondan sonra Sayın Cumhurbaşkanımız ve o zamanki Başmüzakerecimiz Sayın Ali Babacan uçağa binip gidip ilk faslı açmışlardı. Bugün itibariyle Türkiye, AB müzakerelerinde 33 fasıldan 12'sini açtı. Bu fasılları açarken biz, ülkemizin her geçen gün daha çağdaş bir ülke haline geldiğini görüyoruz. İşte en son çevre faslını açtık. Çevre, çok önemli bir konu başlığı. AB üyesi ülkelerin müzakere sürecinde en çok zorlandığı konulardan bir tanesi. Bugün iklim değişikliğiyle ilgili olarak Kopenhag'da düzenlenen zirvede dünya liderleri bir konuda uzlaşamazken, Türkiye'nin 26 değişik kamu kurumu, 13 değişik Bakanı ve AB'nin 27 değişik üye ülkesinin ortak müzakere pozisyonunun altına imza koyduk. Onun için hep söylüyorum; bu fasıl açmak gazoz kapağı açmaya benzemiyor. Fasıl açmaktan önemli olan zihin açmaktır. Türkiye'nin içerisinde de işte bugün duyduk bir takım siyasilerin söylemlerini... Ülkemizde kilitlenmiş zihniyetler olduğu gibi maalesef Avrupa'da da kilitlenmiş zihniyetler var. Türkiye gibi genç, dinamik, büyük bir ekonominin AB üyesi olmasını kabullenemeyen zihniyetler, Türkiye'nin üyelik süreci için oralarda da sorunlar çıkarıyorlar. Alakasız metinleri içeren raporları Avrupa Parlamentosu onaylayabiliyor. Ama, bütün bu zorluklar bizi hiç bir zaman yolumuzdan geri çevirmeyecektir. Türkiye'nin kararlığını Gaziantep halkı gerektiği zaman ortaya koymuştur. Avrupalıların bu topraklar üzerinde farklı oyunlar oynamak istediği zaman Gaziantep halkının ortaya koyduğu kararlılığı, bugün Kahramanlık Müzesi'nde gezerken çok net bir şekilde gördük."
"TÜRKİYE, ARABULUCUK YAPAN ÜLKE HALİNE GELMİŞTİR"
Bağış, eskiden bu bölgede esamesi okunmayan Türkiye'nin bugün, bu bölgedeki bütün barış projelerinin merkezi haline geldiğine dikkati çekti. Bağış, şunları söyledi: "Türkiye, bölgedeki bütün komşularıyla iyi geçinen ülke haline gelmiştir. Eskiden üç tarafı denizlerle dört tarafı düşmanlarla kaplı olduğu söylenen ülkemiz, bugün dünyadaki birbirleriyle geçinmekte zorluk çekenleri barıştıran, arabuluculuk yapan bir ülke haline gelmiştir. Türkiye'nin bu ilerleyişi birilerini rahatsız etse bile demokratikleşme süreci, çağdaşlaşma süreci, Atatürk'ün hedef gösterdiği çağdaş medeniyetler seviyesinin üzerine çıkma süreci birilerini rahatsız etse bile biz şeffaflaşmaya ve ülkemizi saygın bir ülke yapmaya devam edeceğiz. Bedeli ne olursa olsun Türkiye kalkınmaya devam edecek. Türkiye kabuğunu değiştiriyor. Türkiye'nin bu değişim gücü Türkiye'nin dinamizmini ortaya çıkarıyor. İşte bunu en iyi hisseden de Gaziantepli iş adamlarımız ve sanayicilerimiz. Bütün bu zorluklara rağmen, dünyanın son yüz yıldaki yaşadığı en büyük krize rağmen, gerçekten ortaya bir kararlılık koydular ve Gaziantep'te yatırımlar durmadı. İşsizlikte çok ciddi bir artış olmadı. Ben iş dünyamızı da bu yüzden kutluyorum. Gerçekten de Türkiye, komşularla ilişkiler konusunda önemli adımlar attı. Bu AB içinde olumlu bir süreçtir. Kimileri bunun sanki AB'nin isteği dışında yapıldığını iddia etse de aslında AB'nin komisyonun hazırladığı ilerleme raporuna bakıldığında Türkiye'nin aktif dış politikasının AB'nin dış politika perspektifiyle uyumlu olduğunu, kendi 27 üye ülkenin onayladığı rapor tarafından ilan edildiğini görürler. Türkiye'nin bölgede barış için attığı çabaların, AB'nin de sorunlarını ortadan kaldırdığını görüyoruz. AB'de bu bölgede savaş değil, barış istiyor. Açlık değil, huzur ve kalkınma istiyor, adalet istiyor. O yüzden bu süreç devam etmelidir ve bu süreç devam edecektir." Kimilerinin bu kervanı durdurmak isteyebileceğini savunan Devlet Bakanı Bağış, ama bu kervanın yoluna devam edeceğini, Türkiye'nin ilerleme kervanı, adalet kervanı, kalkınma kervanının doğru bir yolda ilerlemeye mutlaka devam etmesi gerektiğini vurguladı.Bu sürecin, kazan-kazan platformu üzerine kurulu olduğunu anlatan Bağış, "Bu süreçte Türkiye'nin çok önemli kazanımları olduğu gibi AB'nin de çok önemli kazanımları vardır. Bugün AB üyesi firmalarının Gaziantep üzerinden bölge üzerine çok ciddi satış yapabilme, hizmetlerini sunabilme imkanı vardır. Bugün AB dönemin en büyük kriziyle uğraşırken, bakıyorsunuz Fransa'nın en büyük otomobil üreticisi Renault'un dünyadaki bütün tesisleri zarar ederken, Türkiye'deki tesisi kar ediyor" dedi.
YENİ LOGO ÇALIŞMASI Devlet Bakanı Bağış, yeni bir logo çalışması yapıldığını dile getirerek, sözlerini şöyle tamamladı:"Eskiden AB yıldızlarının üzerinde nerdeyse yamalanmış gibi bir Türk bayrağı vardı. Biz bunu değiştirdik. AB logosunu hilalleştirerek, bizim bayrağımızla iç içe getirerek, karşılıklı etkileşimi göstermek istedik. Bu bayrakları Gaziantep'in farklı yerlerinde dalgalanması için de anlaşma yaptık. Ben hayırlı olsun diyorum ve bu girişimin Türkiye'deki bütün odalara ve bütün belediyelere ilham vermesini temenni ediyorum."
Sizlerde firmanız ve kurumunuz ile ilgili haberleri haber@medyantep.com mail adresine gönderiniz, haberleriniz binlerce medyantep.com ziyaretçisine ulaşsın.
Hava Durumu
28 °C Parçalı Bulutlu Rüzgar;
Kuzey yönünde 16 km/s hızında